Kış ve kar kendine özgü güzellikler içeren bir dönem. Kar yağdı mı birçok insanın içine bir keyif gelir. Yürüşler başlar, programlar ona göre düzenlenir. Ama ben kar yağışının olduğu kış günlerini ülkeme ve de özellikle İstanbul'a yakıştıramıyorum...
Bir düşünün yaşadığınız yer ne kadar kış şartlarını kaldırabiliyor... En önemlisi bu soğuklarda kimsesizlere, sokaktakilere ne kadar sahip çıkabiliyoruz...
Havalar soğudu mu hemen kimsesizler, sokakta donma teklikesi geçirenler için telefon numaraları açıklanır... Aşevleri harekete geçer. Elbette bunlar çok güzel şeyler... Ama her defasında bu tabloya ihtiyacı olan bir ülkeye kar-kış ne kadar yakışır acaba?
Doğuya gittikçe tablonun daha da vahimleştiğini düşünürsek şu günlerin çabuk geçmesini diliyorum...
Elbette şartları uygun olanlar için bugünlerin de keyfi var ama...
Bir de şu günlerin yaşam şartlarına ne kadar uyuyoruz, bunu da düşünmek lazım... Bugün arabasız çıktım dışarı. Taksi de kullanmaksızın ordan oraya gittim. Çok da zorlanmadım açıkcası. Gün içiydi. Kadıköy Evlendirme Dairesi etrafı, Bağdat caddesi, Moda'ya çıkış yolları derken tıkanan yolları gördüğümde 'Akşam iş çıkışında herkes yandı' diye düşündüm. Bir de içinde tek kişinin olduğu arabalar... Yani çoğunluk oluşturan tek kişili arabalar...
Sanki biz millet olarak bu trafik eziyetini de biraz hakediyoruz!
Bu soğuk günlerde sanırım çoğunluğumuz evlere kapanacağız. Evin keyfini sürerken dışarıdakilere bir el uzatabilenlerimizin o ellerini esirgemeyeceğinden eminim... Hiç olmazsa bir dua bile bazen insanlara yetebilir..
Dilerim keyifli bir hafta sonu geçirirsiniz... Bizden olanlar için de 'güzel maçlar' dilerim :)
Maçlar derken... TFF kongresi sanırım herşeye yeni bir boyut getirdi gibi... Kararsız kaldım bu konuda bir şeyler deyip dememe konusunda... Belki ilerleyen saatlerde ;)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder