4 Mart 2012 Pazar

Fenerbahçelilik

Gençlerbirliği karşısında 6-1'lik galibiyet sonrası sabah kalktığımda bir düş dünyasına dalıverdim. Şike davası hiç olmasaydı... Geçmişe yönelik hiçbir endişe veya şüphe yaşanmasaydı... Camiada hiçbir karışıklık olmadan, birlik – beraberlik havası sürseydi... İktidarı muhalefeti elele olsaydı... Geçen yılın şampiyonı olarak böyle bir galibiyetin ötesinde böyle bir futbolla 2 hafta sonra oynanacak G.Saray derbisi ve ardından play-off beklenir olsaydı... Nasıl da bir gün olurdu kimbilir!

Bir an önce sahalara dönmeyi arzulayan biri olarak ben yine de o futbolun keyfini yaşamaya kararlıyım. Hele ki takım ligin son virajına yaklaşırken böyle bir tempo yakaladıktan sonra keyfim daha da büyüyor...

Ancak... Yaşananları yakından takip eden biri olarak yine de keyfe parmak atanları görmeden edemiyorum. Hele ki de bunların Fenerbahçeli kimliğiyle bu tatsızlığı yaratma çabaları inanılmaz iğrenç geliyor bana...

Neymiş: Fenerbahçe süper oynayıp kazandı ya, muhalafet çatlasınmış. Bazıları kahroluyormuş. Ben de dahil bazıları bu oyun ve galibiyete sevinmiyorlarmış. Doğum günü 3 Temmuz olarak değerlendirilebilecek bu zekası kıt kesim zafer şarkılar söylerken diğer Fenerbahçeli grup çatlıyormuş sinirden...

Hadi ordan beyler! Siz mi Fenerbahçelisiniz? Bırakın bu iktidar savaşını. O çatlıyor dediğiniz kesimin Fenerbahçeliliğini tartışmak size mi düştü? İlla sataşacak bir yerler arıyorsanız, futbol centilmenliği sınırları içinde gidin rakiplerle atışın. Birbirimizi kızdıralım rakiplerimizle. Elbette incitmeden. Futbolun keyifli rekabetini kullanarak. Ama birilerinin Fenerbahçeliliğini tartışmak kimseye kalmaz.

Fenerbahçeli olmak çeşitli nitelikler taşıyabilmektir. Saygı, mantık, hoşgörü, sevgi, bilinç... Bunlar olmadan taraftar da olunmaz. Başka bir şey olunur ama taraftar olunmaz.

Futbolun özünde eleştiri vardır. Şu böyle olmalı, bu şöyle olmalı tartışmaları olmadan futbol dümdüz sıkıcı bir oyun olur. Ama 'Benim düşündüğümü düşünmeyen bizden değildir' mantığı taraftarlıkla bağdaştırılamaz.

Ben de eleştiriler alıyorum. Eleştiriyorum ya zaman zaman, ben Fenerbahçeli değilmişim. Geçin bunları, işinize bakın...

Hangi futbolcu ekmek kazandığı bu kulübe yalnızca vermesi gereken futbol hizmetini vermiyorsa...

Hangi yönetici işi sadece yöneticilik yapmakken bu yüce sıfatı kendi lehine kullanıyorsa...

Hangi kişi futbolcu, yönetici yalakası bir tavırla kendine rant sağlıyorsa...

Hangi kişi sürekli iktidar yalakalığıyle camiayı bütünleştirmek yerine bölücülük yapıyorsa...

Hangi taraftar, taraftarlık görevini aşıp siyasi bir kimlikle birşeyler kovalamaya çalışıyorsa...

Hangi gazeteci görevi dışında kasıtlı yalan dolanla camiayı karıştırmaya çalışıyorsa...

Bunları tartışın, bunları eleştirin...

Duyar gibiyim... Gazeteci dedim ya... Hemen eleştirenler var, 'Zamanında sen de neler yaptın' diye... Gazetecilik yalakalık değildir. Yanlış olduğunu gördüğü bir olay varsa, gazeteci bunun haberini yapmalı. Veya olayı ortaya koymalı. Asla kasıtlı bir karışıklık yaratmadım. Duyduğumu, bulduğumu ortaya koydum. İşe gelmeyen haberler yaptığım kadar işe gelenler de yaptım. Doğaldır, kör gözler onu asla görmedi. Ama ne ben, ne de bir başka muhabir arkadaşımın kasıtlı bir haberini duymadım. Muhabir diyorum. Çünkü ben onları tanırım. Onlardanım. Yönetim kademesinde olmadığım için onların işine karışma lüksüm de olmadı. Dikkat ediyorum da o eleştirdiğim kitle sürekli muhabirlere tepki içinde.

Eleştiri olsun ama yapıcı olsun... Şu dönem gördüğüm eleştirilerin ortaya koyuluş biçimi Fenerbahçe'ye hiçbir fayda sağlamaz. Bu işler konuşarak, elele verilerek aşılır...

Tarihinin en sancılı dönemini geçiren Fenerbahçe'de bütünlük sağlanacağı yerde iç çatışmalar eksik olmuyor. Kör gözler sürekli iş başında...

Bırakılsın bu politika... En büyük görev şu an bu işten güzel paralar kazanan futbolculara düşüyor. Gençlerbirliği maçı inanılmaz bir futbol resitaliydi. Herkes alnından öpülmeli... Bunun yarısı sezon sonuna kadar oynansın, şampiyonluk rahat gelir. Son süreçe girdiğimiz dönemde bu performansın yakalanması inanılmaz umut verici.

Fenerbahçe şampiyon olsun, sıkıntılar örtülür. Ve yakın gelecekte atılacak olumlu atımlar bu kaos sezonunun mazide kalmasını sağlar...

Bu adımlar ne mi olur? Zaman içinde hepsini konuşarak buluruz...

Hiç yorum yok: