Aile sıcaklığı içinde bir pazar sabahı… Kahvaltı sonrası
gazetelere göz atış… Ve bir futbolsever olarak akşam maçlarını bekleyiş…
Gazetelerde bir haber… ‘Alex bugün futbola veda ediyor’
Aklıma onlarca Fenerbahçe maçı geliveriyor. Yıllarca sabahtan
maçları düşünürken ‘Neyse ki Alex var, bugünü de halleder’ dediğim…
Dün Fenerbahçe Balıkesirspor’u 1-0 yendi. Rezil bir futbol.
Aynı rezillikte gelen tek gol. Ve akıllarda kalan koca bir ‘hiç’…
Yüzlerce maç oynadı Alex Fenerbahçe’de… En kötü maçta bile
şık bir gole imza atıp o maçın bir anısını kazıdı belleklere…
Alex’li yıllarda faal bir gazeteciydim. Alex varken onlarca
yıldız geldi geçti. Ve onlarca da dedikodu…
‘Onla geçinemedi, bunun kuyusunu kazdı’…
Van Hooijdonk söylentileri bir örnekti… Şu an ikisinin
birbirine yaklaşımlarına bir bakın…
Hadi günün anısına dile getirmediğim bir anımı anlatayım…
Malum Anelka ile aram iyiydi. Bir gece Beykoz’daki
evindeyiz. O dönem Brezilyalılarla sorun yaşadığı söyleniyordu. Doğruydu da…
Gerçekten ‘Bir takımda 1 Brezilyalı iyi, 2 kötü, 3 tane kaçmayı gerektirir’
diyenlerdendi. Pek futbol konuşmazdı ama o gece dert yanıyordu, özellikle Brezilyalılardan…
Alex’e konu geldi. ‘O farklı. Herhalde öz Brezilyalı değil. Takımda sessiz
sedasız hep denge kurma peşinde’ demişti.
Dile gelmiş – gelmemiş onca futbolcu sıkıntısına şahit
oldum. Krizler, yönetici – futbolcu – taraftar – medya gibi köşeler arası
gerginlikler…
Alex bunların hiçbirinde yoktu. Olsa bile çözüm arayan
taraftı. Bir kriz yaşadı en sonunda, o da kendisine yakışır büyüklükte oldu… Ve
kendine yakışır sonlandırdı… Arkada onlarca sevenini bıraktı… Bir de Fenerbahçe
sevgisini… Ve en önemlisi son aktif maçını Kadıköy’de oynama arzusunu… Ama o
dönem yakışan gitmesiydi onun adına… Ardında bir tane şaibeli olay, maç,
hareket bırakmadan…
Neymiş tweet atmış, bacak bacak üzereyken… Bir de parasını
sormuş… Falan filan… Sormuştur, belki de bacak bacak üstüne atmışken… Ona o da
yakışırdı, kimlerin Fenerbahçe sıfatını, kimliğini, formasını nasıl
kullandığını gördükten sonra…
Bugünün Fenerbahçe’sini izlemeye giderken, yıllarca
izlediğimiz Alex’i en sıradan maç öncesi bile merakla beklediğimiz kadar beklediğiniz
bir oyuncu var mı, bir düşünün… O gittiğinden beri artık maçlara bir adım önde
başlamıyoruz…
Alex gibi isimler çok iyi bilir ki tarih herkesi zamanla hak
ettiği yere koyar…
Sanmasınlar ki Fenerbahçe için Alex defteri kapandı… Alex
bir gün mutlaka Fenerbahçe’ye geri gelecek… Gittiğinden beri yaşananlar net bir
şekilde ortaya koydu ki Fenerbahçe’nin Alex gibi karakterlere ihtiyacı var…
Taraftarına söven, onla kavga eden, rakipleriyle uzlaşmak
yerine zıtlaşmayı prensip edinenlere değil…
Alex’in Fenerbahçe’ye karşı başı hep dik oldu… Gerçek
Fenerbahçe’linin ise boynu bükük…
Yılların kaptanının gönderiliş sürecini hatırladıkça… İçim
acıyor…
Bugün kıtalar ötesinde futbolculuk yaşamına nokta koyacak
Alex… Şartlarım uygun olsa gitmeyi çok isterdim… Daha da çok istediğim,
Fenerbahçe kulübünün orada, efsane kaptanının son maçında yakışır bir şekilde
temsil edilmesi olurdu…
Eminim ki bu gece orada sürpriz Alex dostları belirecektir…
Bugün statın oradaki heykelinin önünden geçenlerin yürekleri
sızlayacaktır…
Alex gibi bir isim Fenerbahçe’de veda etmeliydi…
Ama o birilerinin işaretleme çalışmaları sonrası Fenerbahçe
hainlerinden biriymişcesine ülkesine gönderildi…
Zamanında bunu yemeyenler çoktu…
Şimdilerde ise bu sayı giderek artıyor…
Kimse kimsenin ne kadar Fenerbahçeli olduğunu kıyaslayamaz…
Eğer böyle bir kıyaslama olsaydı Alex en büyük Fenerbahçelilerden biri olurdu…
Neymiş, emeğinin karşılığını fazlasıyla kazanmış… Yok
kazanmasaydı bari!
Kimler ne haram paralar kazandı Fenerbahçe’de… Kimler
Fenerbahçe kimliğiyle ülkenin en tanınmışı olup servetlerine servet kattılar,
bir düşünün…
Ve bir de Alex’in ortaya koyduğu portreye bakın… Bir
Brezilyalının nasıl Fenerbahçe asiline dönüştüğü zaman dilimine…
Önemli olan Fenerbahçeli olmak değildir… Fenerbahçeli gibi
yaşamaktır esas olan…
Alex böyle yaşadı Fenerbahçe’de…
En kısa sürede onu bir daha Kadıköy’de görebilmek dileği hep
içimde…
Dilerim bugünkü Coritiba – Bahia maçının bitiş düdüğünden
sonra onun adına içinde bol Fenerbahçe olan başarılı bir dönem başlar…
Aklımda bir şarkının sözleri…
‘Böyle mi sona erecekti… Böyle parça parça mı olacaktık… Bu
kadar yalan mı yaşandı her şey… Hem sana hem bana yazık…’
Rahmetli babam uzakyol kaptanıydı… Denizciler kendi
aralarında tecrübeli, iyi, saygıdeğer kaptanlara ‘efendi kaptan’ derler…
Alex de yeşil sahaların efendi kaptanıydı…
Görüşmek üzere efendi kaptan… Sana yakıştığı şekilde…
Ve biliyorsun ki sana edenler de hak ettiklerini yaşayacaklar…
Sen bunu dilemesen de…
.jpg)

.jpg)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder