9 Haziran 2016 Perşembe

Fenerbahçeli'nin düşünme zamanı...

Sezon bitti… Dönem Fenerbahçe’lin düşünme, değerlendirme dönemi…
Fenerbahçe neden sevgisizliğin giderek arttığı bir kulüp haline geldi… Kendi içinde birbirini sevmeyen onlarca grup… Dışarıda zaten herkesin nefret ettiği bir camia… Neden böyle olduk, düşünmek gerek… Gidiş böye sürdükçe aynen devam edeceğini de anlamak gerek…
Aziz Yıldırım ‘Şampiyonluk çok önemli değil’ tarzı açıklama yaparken büyük ölçüde haklı. Bir çok insan Fenerbahçe’yi geçmişte en çok şampiyon takım olduğu için sevmedi. Duruşunu, birlikteliğini, simgelerini sevdi de Fenerbahçeli oldu. Ama şimdi bu sevgi giderek bitiyor. Şampiyon yine olunmasın, gerçekten sorun değil de herkesin birbirini yediği bir camia olunca iş değişiyor…
Özellikle 3 Temmuz döneminde ama öncesinde de Aziz Yıldırım ne yapsa destek verenlerin, tuhaf tuhaf oluşumların, kişilerin bugünlerde ‘Artık yeter başkan’ tarzında dönüş hamlelerini sosyal medyadan gülümseyerek izliyorum. Muhtemel yakın dönem başkanı Ali Koç’a yakınlaşma hamleleri bunlar. Yiyen yesin! Benim isteğim Fenerbahçeli bir yerde dursun… Ben hep aynı yerde durdum, durmaya da gayret ediyorum. Zor oluyor ama doğrusu bu olsa gerek.
B undan yıllar önce Fenerbahçe’nin harcamalar doğrultusunda yeterli başarıyı yakalayamadığını, iyi yönetilmediği, savrulan paraların sıkıntı yaratacağını hep söylemişimdir. Azalan camia sevgisinin de hep altını çizdim. Geçen sezon harcanan para ve -0- kupa kelimenin tam anlamıyla skandaldır. Evet, belki Fenerbahçeli olmak için şampiyonluk şart değil ama o zaman bu parayı harcayanların da akıllı konuşmalarla durumu açıklamaları şarttır.
‘Orada konuşacağım, burada eseceğim’ diyerek hiçbir yerde görünmezken sadece kendi evinde, kendi TV’sinin yayınladığı kadar konuşmak gönülleri yaralıyor.
Fenerbahçe’de para çalmadıkça, adi suç işlemedikçe hizmet eden herkese saygı göstermek yakışılık olandır. Hizmetini beğenir beğenmezsiniz ama saygı gösterirsiniz, eleştirinizi düzeyli yaparsınız. Vefa Küçük’e eski yöneticiliğinden saygım var. İnşaatın en zor olduğu yıllarda Fenerbahçe’ye bir havuz hediye etmiştir. Allah en kısa sürede sağlığına da kavuştursun. Ama Fenerbahçe, bir Divan Başkanının bir eski başkan için ‘Ahırında yaşıyor’ dediği bir camia haline gelemez, gelmemelidir. Küçük, böyle bir öfkeyi kusmak için neden yaklaşık çeyrek asır bekledi bilemem. Aklıma gelen bir gündem değiştirme çabası oldu ama çok yakışıksız bir hamleydi bu. Bugün mevcut başkan diye Aziz Yıldırım’ı eleştirmenin ahlaksızlık olduğunu savunanlar var. Bir de eski başkana söylenenlere sessiz kalanlar… Ayıptır! Ne koyarsan çanağına, o gelir kaşığına… Bir gün giderse Aziz Yıldırım için de sevmeyenlerine böyle sözler söyletme hakkı verilmemeli… Ahırlarda hayvanlar yaşar sayın Küçük, eski başkanlarınız değil… Kaldı ki Divan kurulu başkanı olmadan önce Aziz Yıldırım’ı nasıl eleştirdiğinizi de kulağımla duymuştum… Neyse…
Şu günlerde futbol takımı dağıldıkça dağılıyor, giden gidene… Bekleniyordu. Başkan Yıldırım, futbolcuların taleplerinin yüksekliğinden yakınıyor. Orada da bir yere kadar haklı. İstenen paraları şöyle bir düşünün… Düşünün ki bir maç oynuyorsun 20 bin euro kazanıyorsun… 60 bin liranın üzerinde bir rakam… Bir de oynamadan istenen garanti paralar var ki dünyanın hiçbir yerinde yok. Neymiş, başka türlü yıldızlar büyük takımlara gelmiyormuş. Gelmesinler.. Bu yıl Fenerbahçe’ye yıldız yağmuru oldu da ne oldu? Türkiye’nin futboldaki transfer politikası acilen değişmeli. Futbolcu kardeşlerimiz ellerini yüreklerine koyup, ülke şartları içinde istedikleri paraları bir tartmalılar. Evet, yaptıkları iş çok zor, kısa süreli ama yaşadıkları yaşamlar da ortada. Burunlarından kıl aldırmadan çizgi üstü bir yaşam içindeler. Daha ne verdikleri belli olmadan bu yaşama ulaşıyorlar…
Ama Aziz Yıldırım da şöyle bir Fenerbahçe’nin harcadığı paralarına bakmalı… Yakın dönem bile yeter… Mehmet Topuz, Serdar Kesimal, Guiza, Stoch, Krasiç, Diego bir çırpıda akla gelenler… Hasan Ali iyi futbolcu da verilen bonservis bedelini bir inceleyin… Josef’e bakın… Bakmaya kalkınca bakmaktan başınız döner… 18 yılda onlarca değil, yüzlerce hata var… Bunları kenara atıp ‘Türkiye’de şampiyonu hakemler belirliyor’ demek, ‘Muhalefeti fena yaparım’ demek, onlarca saçma saçma açıklamalar yapmak, tuhaf suçlamalarda bulunmak, ‘Beni konuşturmayın’ diyerek sıvışmak, kimsenin karşısına çıkmadan söylemlerde bulunmak  Fenerbahçelileri tuhaf durumlara düşürüyor… Hakemleri falan savunduğum yok, hatta Avrupa’nın sayılı kötü hakem yönetimlerine şahit oluyoruz ama bu yapılan hataların bahanesi olmamalı…
Parasızlıktan şikayet edip, tepki korkusuyla bazı tribünlere kombine satmama hesapları Fenerbahçe başkanlığına yakışmaz… Muhalefet ediyor diye kombine iptalleri de yakışıksız hareketlerdir… Hakaret olmadıkça bırakın herkes istediği eleştiriyi yapsın… Kurullarda çıkıp tek başına konuştuktan sonra işine gelmeyenleri dinlememek için dışarı çıkmak, bunu yapan başkan dahi olsa, nezaketsizliktir… Bu insanlar konuşurken kulübün TV’sinde eski basket maçı yayınına geçmek ise akıllara korkuyu getirmiyor mu…
Daha çok iey var konuşulması gereken de…
Bundan sonra ne olmalı?
Fenerbahçeli derinden düşünüp desteğini ona göre vermeli. Kombine almamak büyük hatadır. Alabilen kombinesini alıp destek ve tepkisini en güzel şekilde vermelidir. Tepkiden çekinip kimsenin gelmemesini isteyenler bile olduğunu düşünür hale gelmedim değil…
Bundan sonra ne mi olur?
Transferler omuzlara alınır… Başkan 1-2 konuşmayla ortamı yumuşatır… Kamp döneminde şampiyonluk şarkıları başlar… Zaten Pereira da ülkeyi tanımış, sorun yok!  Eski tas eski hamam olur…

Bu kez olmasın… Fenerbahçe’nin yeni rüzgarlara ihtiyacı var… Eski nağmelere değil… 

Hiç yorum yok: