Öncelikle Fenerbahçe'nin görevli biriminin bir an önce 'Basın Toplantısı' ile 'Basın Açıklaması' arasındaki ayrımı hayata geçirmesini istiyorum. Bunun sıkıntısını çalıştığım dönemde de sık sık yaşamıştım. Emre Belözoğlu için resmi site 'Basın Toplantısı' derken FBTV'de de 'Basın Toplantısı naklen yayınlanacak' anonsu sürekli yer aldı.
Sonrasında 'Soru yok' denildi ve toplantı açıklamaya döndü. Ne gerek var insanları böyle yönlendirmeye? O kadar insanı soru alınmayacaksa toplamanın amacı ne? Verin açıklamayı FBTV'den canlı yayında. Bir stüdyo konuğu olarak. Olsun bitsin.
Kamuoyunu 'modern' çağrışımı altında aptal yerine koymanın anlamı yok... Lütfen kulübümüzün medya sorumluları da bunu sürekli savunmaya çalışmasınlar. Kimse yemiyor... Savunmaları 'Andersen'den Masallar'a dönüyor... Aynadakini inandırsınlar, o zaman herkes de inanır... Yoksa üniversitelerde ders konusu olurlar 'Bir basın toplantısı bu şekilde olmaz' başlığıyla...
Dün bir yazı ile Emre'nin kadro dışı bırakıldığının resmi olarak açıklanmadığını ancak böyle bir durum varsa bunun kanımca doğru olduğunu söylemiştim. Kulübün son aylardaki en doğru kararı olarak görüyordum bu cezayı.
Ama kulüpten kimse çıkıp 'Gık' demedi. Emre çıktı. Gerginliğini 'Şike davası'na bağladı. Özürler diledi. Çaktırmadan medyaya çattı. Falan filan... Beklenen cümleleri dinledik...
Kanımca Fenerbahçe yönetimi sık sık dile getirdiğim 'Fenerbahçe Duruşu'nu sergilemekte tarihi bir fırsatı kaçırdı. Hatta ellere yüzlere bulaştı bu durum...
Aklımda sorular oluştu...
- Belçika kampında bir taraftar laf attı diye Emre idmanı kimseye sormadan bırakıp gitmişti. Aykut hoca şaşırmış, 'Bu nereye gidiyor' demişti. Sonuç: Ne ceza, ne uyarı... Sadece bir özür... Sonrasında Emre'nin sürekli takımdan birileriyle gerginlikleri. Ve son olayda önce Cristian'la sonra hocasıyla atışması. Niye bunlar sonrası bir futbolcu ciddi bir ceza almaz?
- Gerginliğini Şike Davası'na bağlayan futbolcu Fenerbahçe'in kaptanlarından biriyse kaptanlığı derhal alınmalı. Zira herkesin en güçlü durması gereken bir dönemde kaptan bunu der, bunları yaparsa, cemaatin ne yapsa hakkıdır.
- Hep derler ki takımlarda yabancılar sürekli kollanır, hataları örtülür. Emre'nin bu tavırlarını yabancı bir oyuncu üst üste sergilese, yerli oyuncular ne dedikodu yaparlardı tahmin edebilir misiniz? Ben edebilirim... Çünkü 15 yılı aşkın kulüp muhabirliği yaptım.
- Ve en önemlisi... Artık Aykut hocanın sabrı taşmaz mı? Hadi daha da ağırını söylim: Artık Aykut hocayı bu takımda takmayanlar olursa Emre'yi 'dümen' tutmazlar mı? Aykut hoca bunu hiç mi düşünmez? Fenerbahçe'nin hocasına futbolcu bu tavırları sergileyip özürle kurtarırsa Fenerbahçe'nin hocası ne düşünür? Şuna da hatırlayalım ki bu Aykut hocadan ilk özür dilenmesi değil ve bu bir hocaya fazlasıyla zarar verir
Bunları Emre'ye bir düşmanlığım olduğundan falan yazmadım. Aksine, dün de yazdığım gibi kendisiyle çok fazla bir muhabbetim olmadı. Zekası kıt kesimin öne süreceği gibi Fenerbahçe düşmanı falan değilim ve bu nedenle de yazmadım.
Yazmamın nedeni basit. Her yerde sürekli görmek istediğim ve gurur duyduğum 'Fenerbahçe Duruşu' yamulunca rahatsız oluyorum. Bundan yazdım.
Bir kesim var... Tanımam, etmem. Son dönem ortaya çıktılar. Herkesten çok Fenerbahçeli oluverdiler. Saygım var. Daha önceler nerelerdeydiler bilmem. Ben 14-15 yaşımdan beri tribündeyim. 15 yılı aşkın da bu işi yapıyorum. Ama nedense onları pek görmedim. Yine de saygım var.
Yalnız bir şeye dikkat etmeliler: Yanlışa sahip çıkmak değildir Fenerbahçelilik... Duruşu bozmadan korumak, duruşu bozanı da uyarmaktır. Bunu gerektirir Fenerbahçelilik...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder