18 Temmuz 2012 Çarşamba

Yüzünüz Hep Gülsün...


Yaşamınız her döneminde çeşit çeşit arkadaş gruplarınız olur... Okul, mahalle, iş, emeklilik... Her dönem diğerleriyle koparsınız...

Anne babanız vardır... 'Allah evlat acısı göstermesin' mantığıyla onların acısına katlanmak size düşer...

Kardeşleriniz olur... Bir dönem beraber yaşarsınız aynı çatı altında... Sonra koparsınız... Herkes kendi yoluna gider...

Çocuklarınız olur... Yıllarca aynı evi paylaşırken üzerine titrersiniz. Sonra yuvadan uçarlar... Görebildiğiniz her günü kazanç sayarsınız...

Bir de eşiniz olur... Yaşamınız bir bölümünde hayatınıza girer... Son güne kadar da yanınızda kalır...
Onun tek kıskandığı ise varsa bir takım sevdanız, odur...

Bir başkadır takım sevdası... Bazıları neden o takımı tuttuğunu bilmez. Mirastır o... İlk günden son güne kadar yaşanan, hissedilen... Neredeyse her gün en az 1 kez düşünülen. Yaşamınızı çoğu zaman ona göre yönlendirirsiniz. İş, tatil, gezme derken tüm planlar bir maç üzerine yapılır...

Ve doğal olarak çoğu kez eşiniz bunu kıskanır. Ondan önceki sevgilinizdir ve sizi onla paylaşmak zorundadır...

Bir başkadır takım, renk sevgisi... Gerçekten anlatılamaz... Kana genç yaşta karışırsa bazen çok daha mantıklı bir hayat planı varken siz ona göre kendinizi yönlendirirsiniz. Buna örnek kendimi gösteririm her zaman... Gençken bir çok iş seçeneği arasında tüm sıkıntısına karşın mesleğinizi bu sevdanın etrafında oluşturursunuz...

Bunu yapanlardan oldum... Kendime olan saygım, tuttuğum takıma olan ahlakım doğrultusunda mesleğimi yapmaya gayret ettim... Bir yere kadar geldim... Kimi zaman tebrik aldım, kimi zaman tepki... Yanlışı yazdım, suçlandım. Doğruyu yazdım, yalaka dendim. Çoğu şeyi yaşadım...

Ama içimdeki sevgi bitmedi... Kendi dünyamda tüm objektifliğimle bunu yaşamaya çalıştım... Sadece takımımı sevdim. Onun için kendimce yanlış gördüğümü dile getirdim. Bunu yapmak zorunda hissettim. Doğrusu buydu bana göre...

Etrafımda hep renktaşlarım oldu. Onları hep gözlemledim. At gözlüksüz, gönülden bu duyguyu yaşayanlara inanılmaz bir saygı gösterdim. Sevdalarını, tutkularını hırsa çevirenlerden endişe duydum. Onlardan hep kendi duygu ve düşünceleriyle davranan taraftarlar olmalarını bekledim...

Öyle ya da böyle takım sevgisi yaşayan herkese saygı gösterdim... Aynı saygıyı görmesem de...

Takımınızı, renklerinizi sevin... Camianıza sahip çıkın... Ama bir yandan herkese saygı gösterin... Ve sevdanızı kullanmak isteyenlere dikkat edin...

Bu sevgi çok farklıdır. İnsanı yaşama bağlar... Mutlu olmayı öğretir. Terbiye eder insanı... Özellikler katar... Tek şartı bu sevgiyi doğru kullanmaktır...

Sevgisini doğru kullanan herkese selam olsun...

Her Fenerbahçelinin 'Fenerbahçeliler Günü' kutlu olsun... Yüzünüz hep gülsün...

1 yorum:

Adsız dedi ki...

TEk kelime ile S-A-H-A-N-E abicigim...
En hosuma giden bölüm bu cümle ile basliyor:

Bir de eşiniz olur... Yaşamınız bir bölümünde hayatınıza girer... Son güne kadar da yanınızda kalır...
Onun tek kıskandığı ise varsa bir takım sevdanız, odur...

Esim ve ben, biz bunu cok kez yasiyoruz :)) Güzel bi ani olusturuyor hayatimizda - ayni takimi tutmasakda :)))

Herkesin Dünya Fenerbahceliler Günü Kutlu ve Mutlu olsun :)))


Saygilarla:

Döne Ak