Yaşamınız her döneminde çeşit
çeşit arkadaş gruplarınız olur... Okul, mahalle, iş,
emeklilik... Her dönem diğerleriyle koparsınız...
Anne babanız vardır... 'Allah evlat
acısı göstermesin' mantığıyla onların acısına katlanmak size
düşer...
Kardeşleriniz olur... Bir dönem
beraber yaşarsınız aynı çatı altında... Sonra koparsınız...
Herkes kendi yoluna gider...
Çocuklarınız olur... Yıllarca aynı
evi paylaşırken üzerine titrersiniz. Sonra yuvadan uçarlar...
Görebildiğiniz her günü kazanç sayarsınız...
Bir de eşiniz olur... Yaşamınız bir
bölümünde hayatınıza girer... Son güne kadar da yanınızda
kalır...
Onun tek kıskandığı ise varsa bir
takım sevdanız, odur...
Bir başkadır takım sevdası...
Bazıları neden o takımı tuttuğunu bilmez. Mirastır o... İlk
günden son güne kadar yaşanan, hissedilen... Neredeyse her gün en
az 1 kez düşünülen. Yaşamınızı çoğu zaman ona göre
yönlendirirsiniz. İş, tatil, gezme derken tüm planlar bir maç
üzerine yapılır...
Ve doğal olarak çoğu kez eşiniz
bunu kıskanır. Ondan önceki sevgilinizdir ve sizi onla paylaşmak
zorundadır...
Bir başkadır takım, renk sevgisi...
Gerçekten anlatılamaz... Kana genç yaşta karışırsa bazen çok
daha mantıklı bir hayat planı varken siz ona göre kendinizi
yönlendirirsiniz. Buna örnek kendimi gösteririm her zaman...
Gençken bir çok iş seçeneği arasında tüm sıkıntısına
karşın mesleğinizi bu sevdanın etrafında oluşturursunuz...
Bunu yapanlardan oldum... Kendime olan
saygım, tuttuğum takıma olan ahlakım doğrultusunda mesleğimi
yapmaya gayret ettim... Bir yere kadar geldim... Kimi zaman tebrik
aldım, kimi zaman tepki... Yanlışı yazdım, suçlandım. Doğruyu
yazdım, yalaka dendim. Çoğu şeyi yaşadım...
Ama içimdeki sevgi bitmedi... Kendi
dünyamda tüm objektifliğimle bunu yaşamaya çalıştım... Sadece
takımımı sevdim. Onun için kendimce yanlış gördüğümü dile
getirdim. Bunu yapmak zorunda hissettim. Doğrusu buydu bana göre...
Etrafımda hep renktaşlarım oldu.
Onları hep gözlemledim. At gözlüksüz, gönülden bu duyguyu
yaşayanlara inanılmaz bir saygı gösterdim. Sevdalarını,
tutkularını hırsa çevirenlerden endişe duydum. Onlardan hep
kendi duygu ve düşünceleriyle davranan taraftarlar olmalarını
bekledim...
Öyle ya da böyle takım sevgisi
yaşayan herkese saygı gösterdim... Aynı saygıyı görmesem de...
Takımınızı, renklerinizi sevin...
Camianıza sahip çıkın... Ama bir yandan herkese saygı
gösterin... Ve sevdanızı kullanmak isteyenlere dikkat edin...
Bu sevgi çok farklıdır. İnsanı
yaşama bağlar... Mutlu olmayı öğretir. Terbiye eder insanı...
Özellikler katar... Tek şartı bu sevgiyi doğru kullanmaktır...
Sevgisini doğru kullanan herkese selam
olsun...
Her Fenerbahçelinin 'Fenerbahçeliler
Günü' kutlu olsun... Yüzünüz hep gülsün...
1 yorum:
TEk kelime ile S-A-H-A-N-E abicigim...
En hosuma giden bölüm bu cümle ile basliyor:
Bir de eşiniz olur... Yaşamınız bir bölümünde hayatınıza girer... Son güne kadar da yanınızda kalır...
Onun tek kıskandığı ise varsa bir takım sevdanız, odur...
Esim ve ben, biz bunu cok kez yasiyoruz :)) Güzel bi ani olusturuyor hayatimizda - ayni takimi tutmasakda :)))
Herkesin Dünya Fenerbahceliler Günü Kutlu ve Mutlu olsun :)))
Saygilarla:
Döne Ak
Yorum Gönder