Herborn'dan aklımda kalanlarla, izlenimlerimle devam ediyorum...
Yeni bir ülkeye, şehire gittiğimde otellerde kalmaktan ziyade oraya bir şekilde monte olmak ve oradakilerle yaşamak her zaman daha anlamlı gelir. Bulunduğunuz yeri daha iyi tanırsınız. Uzaktan baktığınız evlerin içindeki yaşamı görmek size yeni bir kültürü yaşattırır...
Herborn'da, ordakilerin kucak açmasıyla ben de sanki yılların oralısı gibi geçirdim günlerimi. Çok da keyif vericiydi. Çeşitli sohbetlerin içinde yer aldım. Ve bu arada ister istemez ora-bura karşılaştırması yapıp durdum... Tamamen masumane bir şekilde...
Avrupa'daki insanların çalışma düzeni malum. Mesai 8 saat ise budur. Devamı yoktur. Bizlerle kıyaslanamaz çalışma rahatlığı. Kazanılan para en değerli şekilde harcanır. Herşeyi en iyi şekilde yaşamaya çalışırken kesinlikle 'kazık' yememeye, 'keriz' yerine konmamaya önem gösterilir.
Bir örnek... Ben ordayken yakında çıkacak olan iPhone'un ABD fiyatı açıklandı. Yanlış hatırlamıyorsam 300, 400 ve 500 dolar olmak üzere 3 ayrı fiyattan satılacakmış. İphone'cular (bu arada Almanya'da telefona çok meraklı olunduğunu kabul etmeleri gerek) Almanya fiyatlarının 600 euronun üzerine çıkmayacağını konuştular. Şu an Türkiye'de 2200 lira civarında satılan iPhone'ların da 500 euroya alınabileceğini söylediler.
Türkiye'ye geldim. Süregelen iPhone çılgınlığı sırasında bir gazete haberinde yeni çıkacak modelin fiyatının 2300 lira olmasının tahmin edildiği yazıyordu.
Buyrun... Kıyaslayın... Ve muhtemelen de meraklısı iseniz yurt dışından getirmenin çarelerini arayın... Ama niye? Kendi memleketinde bu kadar kazık yemenin anlamı ne? Markaya, gösterişe bu kadar meraklı olmanın temelindeki hata ne?
Yine bir yerlerde okudum... Milli takım futbolcularının hepsinin Louis Vuitton marka çantalarla dolaşması dikkat çekmiş... Birer örnek... Prototip yürüyüşler stat çıkışında. Sanki bu marka milli takım sponsoru gibi.. Bu nasıl bir taklitçiliktir, özentidir...
Biz bu kadar açgözlü, özenti olunca biraz fazla kazıklanmıyor muyuz memlekette?
Almanya'da yok mu marka sevdası? Mutlaka var... Ama 'Ne olursa olsun kazıklanırım' mantığı yok. Bu durumda tüm firmalar da dengeli gidiyor mecburen...
Millet olarak tepki gösterme özürlüsü olduğumuz düşünürüm. En büyük tepkiyi kavga ederek gösteririz. Vur, kır, parçala... Oysa biraz daha mantıklı, sağduyulu yaşasak ve tepkimizi de ona orantılı versek... Bizlerin de hayatı biraz daha kolaylaşmaz mı?
Sahi... ABD'ye giden olursa siparişim olabilir ;) :):)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder