23 Ekim 2011 Pazar

Samsunspor ve Aklıma Takılanlar

Fenerbahçe'nin Kadıköy'de berabere kalması elbette sıkıntıdır. Bu yılın başlarını hatırlayalım. Fenerbahçe Antalya kampındadır. Birkaç gün öncesinda Malatyaspor'a kaybedilmesi Aykut Kocaman ve ekibini ateşe atmış, Samsunspor ile oynana hazırlık maçı yine 0-0 biterken Aykut Kocaman Mardan Stadı'nda Fenerbahçe'deki en ciddi protestosunu yaşamıştı. Ve o günden bu yana Kocaman ve ekibi inanılmaz bir çıkış yakaladı. Bu Samsunspor beraberliği sıkıntı yaratsa da Sarı Lacivertlilerin yakaladığı avantajlı ortamı zedelemekten öte geçmedi.

Ancak... Evet... Bazı noktalar var aklıma takılan... Bu gece kısa kısa bunları vurgulamak istiyorum...

  • Zenke geçen yılki hazırlık maçında sıkıntı yaratan isimlerin başındaydı. Çok noksanı bulunan Samsunspor'da en ciddi eksik iyi bir forvet. Zenke'yi tamamlayacak bir isim olsaydı bu kez Samsunspor kazanan taraf olurdu. Peki Aykut Kocaman Zenke ve daha önce kendisine karşı oynayan Kemal'e (Başka oynayanlar da vardı ama o kadar etkili değillerdi) bu kez niye yeterli önlem alamadı?
  • Kulağıma geldi, doğruladım. Maç bitiminde Samsunspor'da kiralık oynayan Ertuğrul'a küfürlü protestolar olmuş. Ertuğrul'u şahsen tanımam. Ama gözlemim, duyduğum adam kere adam olduğu şeklinde. Ne yapacaktı? Dandirikten bir gol yeseydi... Mutlu mu olacaktık? Kiralık olarak gittiği Samsunspor'dan dönüşünde bağrımıza mı basacaktık? Ona küfür eden zekası kıt arkadaşlar! Bize şikeci deniyor, doğal olarak kabul etmiyoruz. Laf ve tavırlara geçmişten daha fazla dikkat etmeliyiz!
  • Semih'le geçmişte çok muhabbetim oldu. Son yıllarda 'ağbi' dediği beni kırınca koptuk gitti. Önemli değil. Önemli olan Fenerbahçe. Başarılı olsun. Önce ben alkışlarım. Ama... Yakından tanıdığıma inandığım Semih'te benim de çözemediğim bir şey var. Guiza, Kezman, Andersson, hatta Niang gibi isimlerle forma rekabetinden hep başarılı çıkan Semih için bu Bienvenue çantada keklik. Bu sezon rakipsiz bence. Ama çok da formsuz. Formdan öte, dediğim gibi çözemediğim bir sıkıntısı var. Biraz toparlansa yıllardır ona yedek muamelesi yapanlara hesap sorabilir ama o kendisi için 'Yedek golcü' diyenleri haklı çıkarmaya çalışıyor gibi.
  • Bu satırları yazarken TV de dinliyorum. Objektifliğine inanmadığım tüm Fenerbahçe kalemşörleri hep bir ağızdan 'Bu sezon zaten futboldan zevk almıyoruz ki' diyorlar. Büyük yalan! Ben de Fenerbahçeliyim ama bu sezon hepsinden önemli. Saha dışında ne olduğunu çözemem ama saha içinde güvendiğim takımım bu sezon kendini bir kez daha ispatlamalı. Fenerbahçeliler mazeret bulmamalı. Futbol olarak son haftalarda sıkıntı var. Ama normal! Paniğe gerek yok. Şu başlangıç aynı hızda asla sezon boyu devam edemez. Küçük düşüşlerden Fenerbahçeli duruşuyla çıkmalıyız. Eleştirmeli, eleştiriye saygılı olmalı ama yapıcı da durmak zorundayız.
  • Son söz... Yorumsuz olarak şunun altını çizmek istiyorum. Cumartesi Fenerbahçe Divan Kurulu gerçekleşti. Orada birkaç konuşmacının çok ciddi vurgulamaları var. Elbette yılların havanda su dövmeleri de oldu. Onı isteyenler... Bunu talep edenler... Onları geçin. 3-4 konuşmacı ciddi konulara parmak bastılar. Bulun, okuyun, düşünün ve yorumlayın...

Ve gelelim gerçek yaşama... Trafik teröründen yakınıyorduk. Bölücü örgüt olayları içimizi dağladı. Günlerdir keyifsiz bir yaşam sürüyorum. En azından ben öyleyim... Zamlar çabası. Hayat hep zorlaşıyor. Keyifsizleşiyor. Ve derken deprem...

Geçenlerde ismini belirtmeyen bir dostum beni karamsarlıkla suçladı. Belki haklı. Ama şu aralar pek de mutlu olunacak bir şey yaşayamaz olduk. 2 kadeh yuvarlayıp 1-2 duman tüttürsek zam gelmiş. Yola çıksak her yer kaza, trafik. Doğudan gelen şehit haberleri. Deprem çabası. Tek hobimiz olan futbol desek... Ona da tüy diktiler!

Yakınlarını yollarda, çatışmalarda, doğal afetlerde kaybeden herkesin başı sağolsun. Ve artık en güzel güneşler artık bu güzel memleketimizin üzerinde doğsun...

Hiç yorum yok: